| |
|
|
Çocuk Nörolojisi
<< geri
MENTAL RETARDASYON
Zeka
geriliği; gelişim döneminde meydana gelen, uyumsal davranıştaki
bozukluklarla birlikte bulunan ortalamanın altındaki zeka işlevidir. Bu
tanım zeka geriliğinde, şimdiki uyum sorununu ve işlevsellikteki
sınırlılığı şart koşar. Ortalamanın altındaki zeka işlevi ile birlikte
iletişimde, kendine bakımda, evdeki yaşamda, toplumsal yeteneklerde ve
toplumsal yararlılıkta, kendini yönlendirmede, sağlığı korumada,
akademik işlevsellikte ve çalışma alanında iki veya daha fazla
bozukluğun olması öngörülür.
Mental
retardasyon Intelligence
Quotient (IQ) skorları veya “eğitilebilir” öğretilebilir” “tamamen
bakıma muhtaç” şeklinde kategorize edilerek tanımlanır:
-
Normal entellektüel fonksiyon, IQ=100
- Hafif
mental retardasyon, IQ=55-70 (eğitilebilir)
-
Orta
derecede retardasyon, IQ=40-55 (öğretilebilir)
-
Ağır
mental retardasyon, IQ=25-40 (bazılarına öğretmek
mümkün)
-
İleri derecede mental retardasyon, IQ=25’den az (total bakım gerektirir)
*Not: Testteki
değişkenlere bağlı olarak bu sınıflamalar her zaman
uygun değildir ve her zaman
bireysel yaklaşım endikedir.
Yapılan araştırmalarda zeka geriliğinin yaygınlığı %1 olarak
bildirilmektedir. Erkeklerde kızlardan iki katı daha sık gözlenir. Zeka
geriliği görülme sıklığının erkekler arasında fazla olmasının nedenleri
şunlardır: Erkekler, merkezi sinir sisteminde hasar meydana getiren dış
etmenlere daha yatkın görülmekte ve bu nedenle zihinsel gelişimleri
etkilenmektedir. Erken doğum, yenidoğan ölümü ve ölü doğum gibi doğmalık
anomaliler erkek çocuklarda daha sıktır. X’e bağlı zeka geriliği gibi
kalıtsal etmenler erkeklerde fazladır. Erkek çocuklar engellenmelere
kızlardan daha fazla saldırganlıkla cevap verirler. Bundan dolayı, okul
öncesinde ve ilkokulda yönetici ve öğretmenlerin bu gibi sorunlu erkek
çocuklarla karşılaşma olasılığı ve bunların ruhsal ve zihinsel
değerlendirilmeleri için uzmanlara gönderilmeleri daha sıktır. Bu
nedenle erkek çocukların zeka gerisi olarak etiketlenmeye daha yatkın
olduğu anlaşılmalıdır.
Hafif derece zeka geriliği olanlarla yapılan araştırmalarda
sosyoekonomik duruma göre geniş farklılıklar gösterilmektedir. Düşük
sosyoekonomik gruplarda yüksek sosyoekonomik gruplara oranla hafif
derece zeka geriliği daha yüksek bulunmuştur. Düşük sosyoekonomik
düzeyden gelen çocuklar arasındaki zeka geriliği, yüksek sosyoekonomik
düzeyden gelenlere göre 13 kata varan oranlarda artış gösterir. İleri
derece zeka geriliği oranı sosyoekonomik durumdan daha az
etkilenmektedir. Bunun başlıca nedeni ileri derece zeka geriliğinin daha
çok organik etmenlerle olmasıdır.
A.B.D.’de yapılan çalışmaların çoğunda zeka geriliğinin görülme sıklığı
beyaz olmayanlarda beyazlardan daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca, azınlık
ırklar arasında da zeka geriliğinin görülme sıklığının yüksek olduğu
gösterilmiştir. Bu oranlar beyazlara göre siyahlarda iki katına, Meksika
kökenli Amerikalılarda ise üç katına yakındır. Burada düşük
sosyoekonomik düzey, annelerin eğitimsizliği, gebelikteki yetersiz bakım
ve beslenme eksikliği gibi çevresel etmenler rol oynamaktadır.
Hafif derece zeka geriliği okula başlamadan önce anne-baba veya çevre
tarafından fark edilmeyebilir. Çocuklar okula başladıktan ve ev
dışındaki etkinliklere katıldıktan sonra zihinsel yetersizlikleri
anlaşılmaya ve görünür hale gelmeye başlar. Derslerin sınıf atladıkça
daha da güçleşmesi ve bilişsel yeti gerektirmesi nedeniyle ergenlik
dönemine doğru fark edilme doruğa çıkar.
İleri derece zeka geriliği olanlara çok erken yaşlarda tanı konulur.
İleri derece zeka geriliği olanlarda zeka ile toplumsal işlev arasındaki
ilişki açıktır. Bunlar çocuklukta özel desteğe gereksinim duyarlar ve bu
durum erişkinlikte de devam eder. Hafif derece zeka geriliği olan
çocukların yarısından fazlası özel desteğe gerek duymaz. Zeka
bölümlerine göre kendine yeterlilik gözden geçirildiğinde, zeka bölümü
40’ın altında olanların hiçbirisi kendine yeterli değildir. Zeka bölümü
40-49 arasında olanların
%20’si, 50-59 arasında olanların %42’si ve 60-69 arasında olanların
%71’i kendine yeterlidir.
NEDENLERİ
1.Doğum öncesi infeksiyonları:
Gebelikte annenin geçirdiği kızamıkçık, sitomegalovirus, toksoplazmozis,
herpes simpleks ve Epstein-Barr virusu infeksiyonları zeka geriliği ile
yakından ilgilidir. Doğumsal kızamıkçık düşük doğum ağırlığı,
meningoensefalit, mikrosefali, zeka geriliği, kardiyovasküler ve göz
anormallikleri gibi birçok bozukluk yapar. Nörolojik olarak normal olan
fakat beyin-omurilik sıvılarında kızamıkçık virusu saptanan çocuklar on
yaşlarına doğru zeka ve davranış sorunları gösterebilirler. Doğumsal
kızamıkçığın en önemli işareti retinada pigmentasyon ve
depigmentasyondur. Uzun yıllar izlenen doğumsal kızamıkçık olgularında
görme ve işitme anormalliklerinin olduğu bulunmuştur. Bu bozukluğun en
ciddi komplikasyonu, seyrek olmakla birlikte, süregen ve ilerleyici
kızamıkçık panensefalitidir. Böyle çocuklarda spastisite, demans,
epileptik nöbetler, ataksi ve hareket bozuklukları gibi ilerleyici
nörolojik bozukluklar gelişir.
Doğumsal sitomegalovirus infeksiyonu %61 oranında zeka geriliğine neden
olur. Bu infeksiyonun tipik özellikleri sarılık, hepatosplenomegali,
mikrosefali, korioretinitis ve preventriküler kafa içi
kalsifikasyonlarıdır. Yaşayan çocuklarda işitme kaybı, görme
bozuklukları ve kas hastalıkları sık görülür. Zeka geriliğine neden olan
diğer gebelik infeksiyonları arasında doğmalık sfiliz, gebelikte
geçirilen grip hastalığı (influenza) ve mikoplazma (virusa benzeyen bir
ajan) sayılabilir.
2. Gebelikte diğer etmenler:
Gebeliğin erken döneminde annenin pelvik bölgesine verilen röntgen
ışınları ya da gebenin nükleer santral felaketleri gibi iyonlaşmış
radyasyonla karşılaşması fetusta beyin hasarına yol açar. Preeklamptik
toksemi, doğum öncesi kanamalar, çoğuz (ikiz, üçüz vb. gibi) doğumlar,
fetusun uterusta normalden farklı duruşları, çok kısa veya çok uzun
doğum ağrıları da zeka geriliği nedenleri olabilir. Doğum yapan annenin
yaşı 35’ten fazlaysa Down sendromu riski artmaktadır. Lipid
metabolizmasındaki otozomal resesif bozukluklar mukopolisakkaridleri
etkilerse Hurler ve Hunter sendromları, sfingolipidleri etkilerse
Tay-Sachs hastalığı görülür. Gebenin civa ve kurşun gibi ağır metallerle
süregen zehirlenmesi zeka geriliğine neden olabilir. Civa zehirlenmesi
infantil nöropati (pembe hastalığı; akrodiniya), kurşun zehirlenmesi
kurşun ensefalopatisi yapmaktadır. Gebelik sırasında alkol alımı
bebeklerde karakteristik beden yapısı bozukluklarına ve fetal alkol
sendromuna bağlı zeka geriliğine neden olur.
3. Doğum sırasındaki (perinatal) nedenler:
Birçok kalıtsal bozukluk zor doğum görülüşünde artış yapmaktadır.
Günümüzde doğum koşulları ve yenidoğanın bakımı nitelik yönünden daha
iyi düzeydedir ve serebral palsili doğan bebeklerin görülmesi
azalmaktadır. Ancak, ciddi doğum asfiksisi çağdaş tıp merkezlerinde bile
görülmeye devam etmektedir. 1000 doğumda 5 kadar olan bu durum
bebeklerin %20’sinde asfiksi sonrası ensefalopati oluşturarak zeka
düzeylerini etkilemektedir. Doğum ağırlığı 1500 gramdan daha az olan
bebeklerde serebral palsi oranı artar. Bu oranın 10 binde 1 olduğu
düşünülmektedir. Gelişim ve inflamasyon sonrası anatomik anormalliklere
bağlı beyin patolojileri de zeka geriliğine neden olmaktadır.
Tıbbi yapılmayan doğuma bağlı komplikasyonlar ve bilirubinemi
(kernikterus) zeka geriliği nedenleri arasındaki diğer önemli
etmenlerdir.
4. Doğum sonrasındaki (postnatal) nedenler:
Doğum sonrasında zeka geriliğine yol açan nedenler arasında kızamık,
boğmaca, kabakulak ve tüberküloz gibi menenjit ve ensefalit yapan
hastalıklar önde gelir. Kuduz aşısı gibi viral aşılar sonrasında oluşan
ensefalopatiler de zeka geriliği oluşturur. Seyrek olmakla birlikte
yüksek düzeyde kurşunun sürekli alınması zeka geriliği yapar; 60
mg/dl’den fazla kan kurşun düzeyi zeka bölümünde azalmaya neden
olmaktadır.
Bebeğin veya çocuğun metabolik, hepatik, dolaşımsal, renal, hematolojik
ve otoimmün sistemleriyle ilgili birçok tıbbi durumlar nörolojik hasar
meydana getirebilir. İleri derecedeki beslenme yetersizlikleri, boğulma
ve status epileptikusta olduğu gibi anoksi durumları, ciddi kafa
travmaları ve hipotiroidizm de zeka geriliğine neden olan etmenlerdir.
Sosyoekonomik düzeyin düşüklüğü hafif derecede zeka geriliğinden sorumlu
olabilir
MENTAL
RETARDASYONLU KİŞİLERLE İLETİŞİM
Hafif
mental retardasyonlu hastalarda iletişim:
-
dikkatinin dağılmasını
minimalize edin
-
kısa
açıklamalar kullanın
-
basit bir dil kullanın
-
bilgi almak için daha çok zaman harcayın
-
nedenlerin açıklanmasından
kaçının
-
oral hijyenin eksikliğinin
etkileri üzerine odaklanın
-
konseptlerden ziyade aktiviteleri öğretin
-
uyumluluğu
teşvik edin
-
pozitif desteklemeyi kullanın
-
sözlü övgüler kullanın
Ağır
mental retardasyonlu hastalarla iletişimde:
·
kısa,
kolay açıklamalar kullanın
·
eğitimi
daha fazla tekrarlayın ve ağız hijyen
prosedürlerinin pratiğini daha fazla kullanın
·
pozitif
katkıyı
daha geniş kullanın
Bu
bireylerin davranışlarını
düzenlenirken itiraz ile karşılaşılabilinir. Davranışsal güçlükler,
sıklıkla bilinç fonksiyonu ile ilişkilidir. Davranış yönetimi:
-
Şefkatli bakım
-
Kibarca direnç (sözlü kontrol)
-
Hassasiyetin ortadan kaldırılması
-
Sınırlayıcılar
-
Sedasyon
-
Genel anestezi
-
Yukarıdaki
stratejilerin bir kombinasyonu ile sağlanır
|
|